İngiltere Başbakanı Starmer'ı istifaya götüren süreçte ekonomi ve kaybedilen seçimler etkili oldu

İngiltere'de Temmuz 2024'te Başbakan olan Keir Starmer, son 2 yıldaki icraatlarının, Jeffrey Epstein bağlantılı lordu Washington'a büyükelçi atamasının ve mayıstaki yerel seçim mağlubiyetinin ardından, hükümetinden gelen istifa çağrılarına kulak vererek İşçi Partisi liderliğinden ayrıldı ve yeni başbakan seçiminin yolunu açtı.

22 Haz 2026 - 14:15 YAYINLANMA
İngiltere Başbakanı Starmer'ı istifaya götüren süreçte ekonomi ve kaybedilen seçimler etkili oldu

Adını dahi İşçi Partisinin kurucusu Keir Hardie'den aldığı iddia edilen Starmer, İşçi Partili zanaatkar bir baba ile ev hanımı bir annenin çocuğu olarak Londra'da doğdu.

Erken sayılacak yaşlarda İşçi Partisinin gençlik yapılanmalarında yer almaya başlayan Starmer, hukuk eğitimi aldığı Leeds Üniversitesinden onur derecesiyle mezun oldu.

Oxford Üniversitesinde de hukuk alanında lisans üstü eğitim alan Starmer, 1987'de avukatlığa başladı. Ünlü yargı süreçlerinde yer alan Starmer, 2008'de ise Kraliyet Savcılık Ofisinin başına getirildi.

Kraliçe Elizabeth'in hukuk danışmanlığı (QC) ve Kuzey İrlanda Polisinin insan hakları danışmanlığı görevlerini de yürüten Starmer, 2013'te Kraliyet Savcılık Ofisinden istifa etti.

Starmer, 2014'te hukuk alanındaki başarıları nedeniyle Galler Prensi Charles tarafından şövalye ilan edildi ve "Sir" ünvanı aldı.

5 yılda parti liderliğine yükseldi

Starmer, siyasete ise 2015'te milletvekili seçilerek girdi.

Londra'nın Holborn and St. Pancras seçim bölgesinden 2015, 2017 ve 2019'da katıldığı seçimlerde meclise girmeye hak kazanan Starmer, Jeremy Corbyn liderliğindeki partide Gölge Göç Bakanı ve Gölge Brexit Bakanı olarak görev yaptı.

Brexit'e karşı olmasıyla bilinen Starmer, Corbyn'i deviren Gölge Kabine istifa dalgasında görevini bırakanlardan biriydi. Partinin 2019'da genel seçimlerde ikinci olmasının ardından liderlik yarışına giren Starmer, Corbyn'den boşalan koltuğa seçildi.

Partinin zirvesine 5 yılda tırmanan Starmer, diğer 5 yılını ise Başbakan olmak için harcadı. Ana muhalefet lideri olarak 5 yılda 3 başbakana karşı siyaset üreten Starmer, 2024 genel seçimlerinde tek başına iktidar oldu.

Filistin Devleti'ni resmen tanıdı

İsrail'in Gazze'ye saldırılarının başladığı Ekim 2023'ten sonra İsrail'e destek veren açıklamalar yapan Starmer, 2024 seçimleri öncesi ateşkes çağrısı yapıp İsrail'i eleştiren söylemlerde bulundu.

Starmer, başbakanlık görevindeki 1 yılı geride bıraktığı günlerde bir grup ülkeyle Filistin Devleti'ni resmen tanıdıklarını açıkladı. İsrail'i sık sık Gazze'ye sokulmayan yardımlarla ilgili eleştiren Starmer, çok sayıda İsrailli şahıs, kurum ve 2 bakana yaptırım uygulama kararlarına imza attı.

İsrail'e karşı atılan adımları, ülke içinde ise Filistin destekçilerine karşı atılan adımlar izledi. Starmer'ın başbakanlığı döneminde çok sayıda Filistin destekçisi yaptıkları eylemler neticesinde yargılandı, bazıları hapse atıldı.

"Palestine Action" isimli grup ise İsrail'le iş yapan şirketler ile İngiliz askeri uçaklarına yönelik eylemleri neticesinde "terör örgütü" kabul edilerek yasaklandı.

Starmer, İsrail ve ABD'nin İran'a yönelik saldırılarına katılmadığı gibi, ABD'ye bölgedeki İngiliz üslerini kullanma izni vermeyeceğini de açıkladı. Bu nedenle ABD Başkanı Donald Trump'la ters düşen Starmer döneminde ABD-İngiltere ilişkileri en zayıf dönemlerinden birine girdi.

Hayat pahalılığına çözüm bulamadı

Ekonomik göstergeler ve yapılan yatırım anlaşmaları her ne kadar iyiye gidişe işaret etse de bu durum halkın nezdinde karşılık bulmadı.

Özellikle Kovid-19'la başlayan ve Rusya-Ukrayna Savaşı'yla ağırlığını artıran hayat pahalılığı ve artan giderler, İşçi Partisine oyları kaydırmasına rağmen, Starmer yönetimi bu konuda da halkın gözünde sınıfta kaldı.

Bazı vergilerin düşürülmesi ve bazı faturalara devlet desteği gelmesi gibi adımlar atılsa da kiralar, enerji faturaları, belediye vergileri ve günlük harcamalar yüksek kalmaya devam etti.

Binlerce istihdam sağlayacağı belirtilen dış yatırımlar, düşen enflasyon, artan büyümeye bakılarak yorumlanan ekonomik göstergeler iyileşse de yaşam standartlarının yükselmemesi parti içi muhalefetin de önemli argümanlarından biri oldu.

Ayrıca bu dönemde emeklilere yönelik kışlık yakıt desteği kaldırıldı, işverenlere yönelik sigorta primleri artırıldı.

Epstein bağlantılı lordu Washington'a ataması tepki çekti

Starmer üzerindeki istifa baskısını artıran olaylardan biri de Lordlar Kamarası üyesi eski Bakan Peter Mandelson'un Washington'a büyükelçi olarak atanması oldu.

ABD'de reşit olmayan çocukların kurbanı olduğu fuhuş ağı kurma suçlamasıyla tutulduğu cezaevinde ölen Jeffrey Epstein'in yakın dostu olduğu belirlenen Mandelson'un, bu ilişkisinin bilinmesine rağmen büyükelçi olarak atandığının ortaya çıkması karşısında Starmer zor günler yaşadı.

Özür dileyen ve ilişkinin derinliği ile boyutunu bilmediğini iddia eden Starmer, Mandelson'u atanmasından 9 ay sonra görevden aldı. Mandelson'un güvenlik soruşturmasını geçmeden atanması ve gizli toplantılara resmi bir ünvanı olmadan katılmaya başlaması da Starmer'ın hanesine eksi olarak yazıldı.

Starmer için sonun başlangıcı ise mayıs ayında yaklaşık 140 belediyede yapılan yerel seçimler ile Galler ve İskoçya'da yapılan Ulusal Parlamento seçimleri oldu.

Bu seçimlerde daha önce birinciliği aşırı sağcı Reform UK Partisine kaptıran İşçi Partisi, bazı yerlerde hem Reform UK'in hem de solun yükselen partisi Yeşillerin arkasında kaldı.

Parlamentosu kurulduğu günden bu yana İşçi Partisi tarafından yönetilen Galler ile İskoçya'da bağımsızlık yanlıları birinci olurken, ikinciliği ise Reform UK elde etti.

Starmer başbakanlığı döneminde göç büyük oranda azaldı, hastanelerde bekleme süreleri düştü, savunma harcamaları arttı, uluslararası krizlere yönelik bazı girişimlerin liderliği üstlenildi ve AB ile ilişkilerde artan bir ivme yakalandı.

Partide Andy Burnham sesleri yükseliyor

Ekonomik göstergelerin vatandaşın cebine yansımaması, Mandelson ataması ve seçim mağlubiyeti ardından Starmer'ın artık bu göreve uygun olmadığını belirten parti içi muhalefetin sesi daha gür çıkmaya başladı.

Atılan adımlar ve alınan tüm olumsuz sonuçlar, halkta ve parti içinde Starmer yönetimine karşı tepkinin büyümesine neden oldu.

Açık şekilde Starmer'a istifa çağrısı yapanlar arasında Sağlık Bakanı Wes Streeting, İskoçya İşçi Partisi lideri Anas Sarwar ve bir skandalla görevinden ayrılan Başbakan Yardımcısı Angela Rayner yer aldı.

Kulislere ise Dışişleri Bakanı Yvette Cooper, İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, Enerji Güvenliği ve Sıfır Emisyon Bakanı Ed Miliband ve Başbakan'ın bazı özel danışmanlarının istifa çağrısı yaptığı yansıdı.

Liderlik yarışına girmeye hazırlanan isimler arasında Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın adı geçiyor.

Şubatta yapılan Horton and Garton ara seçiminde milletvekili adayı olması Starmer tarafından engellenen Burnham, 18 Haziran'daki Makerfield ara seçiminde İşçi Partisi Ulusal Yürütme Konseyi onayıyla aday oldu.

Milletvekili olmadığı için Starmer'ın karşısına çıkamayacak olan Burnham, Makerfield'da parlamentoya girmeye hak kazandı.

İşçi Partililerin büyük oranda lider olarak görmek istediği Burnham'ın önünde 9 Temmuz'da başlayacak liderlik yarışından başka bir engel kalmadı.

Kaynak :
Trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: